Sözlükte "mülkiyet" ne demek?

1. Bir mala sahip olma, kendisinin olan bir şeyi yasa çerçevesi içinde istediği gibi kullanabilme hakkı, iyelik: özel mülkiyet mülkiyet

Mülkiyet kelimesinin ingilizcesi

n. ownership
Köken: Arapça

Mülkiyet ne demek? (Ekonomi)

(Ownership, proprietorship) Mülkiyet yasal açıdan bir ayni haktır, kişiye, maddi varlığı olan ya da olmayan şeyler üzerinde tam bir egemenlik sağlar. Birşey üzerinde mülkiyet hakkına sahip olan kişi o şey üzerinde, yasa sınırları çerçevesinde kalmak koşuluyla, dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Yani o şeyi kullanabilir, kullanmayabilir, başkasına satabilir, bağışlayabilir, kiralayabilir, yok edebilir, v.s. Mülkiyet hakkının verdiği yetkileri, o şeyin malikinin rızası olmadan başkaları kullanamaz. Ancak mülkiyet hakkını kullanmanın da sınırları vardır ve bu sınırlar yasada çizilmiştir. Medeni Kanunumuza göre (MK, m. 618), mülkiyet hakkına konu olan şeyler ekonomik bir değer taşımalı ve mülkiyetin verdiği yetkilerin kullanılmasına uygun bulunmalıdır. örneğin oturduğu evin mülkiyetine sahip olan kişi evini yakıp etrafına zarar veremez. Mülkiyet maddi varlığı olan mallar üzerinde (bina, ev, arazi, eşya, v.b.) olabileceği gibi, telif hakları, ihtira beratı (patent), v.s. gibi gayri maddi haklar veya fikri haklarla da ilgili, bulunabilir. Bir şeyin maliki olan kimse, o şeye haksız olarak el koyanlara karşı mal davası veya el atmalarını önleme davası açabilin. Yasaya göre (MK, m. 919, 620), bir şeye sahip olan kimse onun bütünleyici parçalarının ve (eğer varsa) doğal ürünlerinin de maliki olur.

Mülkiyet nedir? (Felsefe)

Maddi üretim koşullarının ve ürünlerinin mal edilme biçimlerinin tarihsel olarak doğmuş olan biçimi.

Üretim araçlarının mülkiyeti mülkiyetin ilk temel biçimidir. Mülkiyet ilişkileri, üretim ilişkilerinin belirleyici öğesidir. Bireylerin, gurupların, sınıfların ya da bütün toplumun, hem üretimin maddi koşullarıyla, hem de bu koşullara bağlı olarak birbirleriyle ne gibi bir bağ ve ilişki içinde bulunduklarını dile getirirler. Mülkiyet sorunu, bu yüzden her devrimci hareketin temel sorunlarından biridir.

Üretim ilişkilerinin belirleyici öğesi olan mülkiyet ilişkileri, toplumsal yapının birbirinden farklı ekonomik dönemlerini ayırt ederler(Marks) burada mülkiyet ilişkilerinin değişmesi, üretim güçlerinin gelişmesine bağlıdır. Toplumların tarihi boyunca görülen mülkiyet biçimleri içinde, iki temel tipi birbirinden ayırt etmek gerekir: Özel mülkiyet ve toplumsal mülkiyet.

Birinci tipe, üretim araçlarının ve kölelerin mülkiyetini elinde bulunduran, kölecilerin özel mülkiyeti toprağa ve belli bir ölçüde toprak kölesine sahip olanların feodal mülkiyeti ve nihayet üretim araçlarının kapitalist özel mülkiyeti girer İkincisinde ise, ilkel toplumun ortak mülkiyeti ile sosyalist toplumlardaki üretim araçlarının toplumsal mülkiyeti yer alır.

Üretim araçları üzerinde özel mülkiyetin varlığı, toplumun uzlaşmaz sınıflara bölünmesinin ve üretim araçlarını ellerinde tutan sınıfın bu araçlardan yoksun sınıfları sömürmesinin doğrudan doğruya nedenidir. Devletle bütünleşmiş tekelci kapitalizmde görülen tekelci kapitalist mülkiyet, üretim araçları üzerindeki özel mülkiyetin en yüksek biçimidir; bu mülkiyet biçimi, üretimin toplumsal karakteri ile üretimin sonuçlarına el koymanın özel mülkiyete dayalı kapitalist biçimi arasındaki çelişkiyi doruğuna ulaştırır. Üretim araçları üzerindeki özel mülkiyetin toplumsal mülkiyete dönüştürülmesi, yalnızca işçi sınıfının devrimci diktatörlüğüyle olanaklıdır; bu aşama, sosyalist toplumun kurulmasının vazgeçilmez bir önkoşuludur.

Üretim araçlarının toplumsal mülkiyeti, sömürüye son verir, insanları kendi toplumsal çıkarları doğrultusunda ortak çalışmaya iter. Sosyalist toplumda üretim araçlarının sosyalist mülkiyeti iki biçimde görülür: Devlet mülkiyeti biçiminde -örneğin devlet işletmelerinde olduğu gibi ve kooperatif mülkiyeti örneğin tarım kooperatiflerinde ve zanaatkarların üretim kooperatiflerinde olduğu gibi-. Komünist topluma geçiş aşamasında, kooperatif mülkiyetinin toplumsallaşma derecesi, devlet mülkiyetine gitgide yaklaşır ve sonunda komünist toplumda, üretim araçları üzerinde kamu mülkiyeti tek başına hakim olur.

Sosyalist toplumda kişisel mülkiyet denince, ürünlerin kişisel kullanım ve gereksinim için belirlenmiş mülkiyeti anlaşılır: Gelirler, tasarruflar, kişinin kendi konutu, ev eşyası, kişisel kullanım eşyası vb. Sosyalizmde kişisel mülkiyetin özel bir türü de kooperatif üyelerinin bireysel gelirleridir. Sosyalist toplumda özel mülkiyetin kaynağı sosyalist çalışma ilkesine göre ücreti ödenen, toplumsal üretim çerçevesi içindeki emektir.

Mülkiyet İlişkileri: Çoğunlukla, hukuksal olarak saptanan ve hukuk tarafından korunan ve diğer tüm toplumsal ilişkilerin karakterini belirleyen, temel üretim ilişkileri.

Mülkiyet ilişkilerini, üretim güçlerinin gelişme düzeyi belirler. Mülkiyet ilişkileri, mal edinmenin toplumsal ilişkisi olarak, insanın nesneye yönelik faaliyetleri içinde, üretimin ve yeniden üretimin her aşamasında var olurlar ve insan faaliyetinin hem sonucu, hem de onun belirleyici önkoşuludurlar. Kapitalizmden sosyalizme geçiş, ancak kapitalist mülkiyet ilişkilerinin yerine sosyalist mülkiyet ilişkilerinin kurulmasıyla olanaklıdır. Mülkiyet.

--Reklam--